Monthly: September, 2010


21
Sep 10

reCAPTCHA Neden Sucks?

Recaptcha ÖrneğireCAPTCHA, bilmeyenler için, Facebook-Twitter gibi bir çok büyük sitede kullanılan ve iki kelimeden oluşan resimli “güvenlik kodu” uygulaması. Aslında yaptığı şey, Google Books tarafından taranıp internete aktarılan 10 milyondan fazla [1] kitabın OCR okuyucular tarafından okunamayan kısımlarının kullanıcılara okutulması. Son zamanlarda Google tarafından satın alınan [2] reCAPTCHA ile aslında kullanıcılar girdikleri kelimeler ile OCR okuyucularının okuyamadığı kelimeleri insanı hesaplama kabiliyetlerini kullanarak okuyorlar, hem de bir güvenlik doğrulaması sağlanmış oluyor.

Bir süredir üzerinde kafa yorduğum konulardan biri de human based computation. Bir şekilde insanların beyin gücünü kendi uygulamanızın faydası için kullanıyorsunuz. CAPTCHA’nın (basit güvenlik kodu sistemi) yaratıcısı genç profesör Luis von Ahn tarafından Carnegie Mellon’da geliştirilen reCAPTCHA aslında başlarda sadece OCR sistemlerin okuyamadığı yazıları kullanıcılara okutmak için tasarlanıyor, ama daha sonralarda Google Books’un yüzlerce kütüphanede devam eden kitap tarama operasyonundan beslenmeye başlıyor. Continue reading →


18
Sep 10

Beş Yaşına Giren Blog’uma Mektup

Blog’uma:

mutlu yıllar bebeğim :) bugün beşinci yaşını doldurdun. 2005′in yazında daha yeni yeni Türkiye’de blog diye bir şeyin olduğunu duyup birkaç arkadaş kendi bloglarımızı “kodlamaya” başlamıştık. :) berker, selim falan vardı. onlar da benim gibi elle kodluyolardı bloglarını. ne kadar da zevkle kodlamıştım seni. ama site sadece senden ibaret değildi. rastgele kız ismi, erkek ismi, 90′lı yılların sitelerinden kalan bir olmazsa olmaz “ziyaretçi defteri”, fotoğraf albümü, bitmeyen hikaye, link çöplüğü, şarkı sözleri, hobilerim, referanslarım gibi türlü ıvır zıvır ama eğlenceli bölümü de vardı :) senin rss.asp’ni bile elle kodladıydım. o yaşta  rss spec’ini okumuştum, duygulandım reyis.

sana yazdığım ilk yazıların hepsinde “ş”ler “$” şeklindeydi, büyük harf yoktu (wysiwyg editorde yazılan yazı submit edilince arkada replace ediliyordu, harfler küçültülüyordu) evet, ta o zamandan kendimi ek$ici olmaya adamıştım. öyle özentiymişim ki… :D sevgili blog, bugün artık ben de bir ek$i sözlük yazarıyım. :P (sitenin hakkında bölümünü ek$ininkinden araklamıştım evet) seni kodladığım asp’nin yüzüne bakmayalı hakkaten 5 yıl oluyor. iyi ki de bakmamışım, o neydi anacım öyle, iyi dayanmışsın valla. :D

ara sıra sana yazmadığım aylar oldu ama sen beni hiç üzmedin. sonra biz öğrendik ki meğer wordpress diye bir şey varmış. hem de açık kaynakmış, şükelaymış. oturup ms access’teki veritabanını mysql’e aktarmak için script yazmıştım ama yorumları aktaramamıştım :( üzülme, sana yazdığım hiçbir yazı kaybolmadı. sağ taraftan arşivlerin altında hepsi var. üstünden dünyanın en iğrenç wp temaları geçti ama bugün yine aynı renklerleyiz. hatta üstteki logomuz bile aynı bebeğim :D

kıyamam sana, aşağıda senden kalan ie6′da f11 yaparak çekilmiş birkaç caps var, tıklayınca büyüyeninden. bu yazıyı da ilk günlerimizin hatırına küçük harflerle yazdım ama ş’ler yerine $’larla yazmamı bekleme artık lütfen :D

ilk yazımızın üstünden tam beş yıl geçti. nice yıllara canım. ;) yıllar sonra dönüp baktığımda bana şu noob günlerimi tekrar hatırlatacaksın. Continue reading →


18
Sep 10

Kızım

Kızım

Güneşe bakınca
Gözlerini kapatırdı
Uykusu gelirdi kızımın
Yabancı ıslaklık dudağında
Uyurduk uyurduk
Hiç uyanmazdık

Güney Amerika’lardan
Kahve renginde
Saçları vardı kızımın
Savururdu rüzgarda
İzlerdik izlerdik
Hiç dokunmazdık

Sonu değil hayatın
Sonu değil hayatım’ın
İhanetleri vardı kızımın
Gece dokuz buçukta
Beklerdik beklerdik
Yine severdik

ahmet alp balkan / 22.07.2010 22.40


17
Sep 10

Microsoft Student Partner oldum

En son 2006′da Microsoft Jr. Yaz Okulu’na gittiğimden beri Microsoft teknolojilerine oldukça uzak kaldığımı söyleyebilirim. Geçen süre zarfında Microsoft ürünlerinin-teknolojilerinin sadece son kullanıcısı oldum.

Geçen bir iki sene boyunca Microsoft’un geliştirici araçlarında ve platformlarındaki gelişmelere gerek blog yazılarından gerek haberlerden denk geliyordum. Ne yazık ki çok ilgilenme vaktim de olmadı. Bu sene Bilkent’ten MSP’lik için yaptığım başvuru bu ay başında kabul edildi. Seçilen diğer arkadaşları da tebrik ederim. :) MSP ne yapar, ne eder diye merak edenleri MS Akademik‘e yönlendirebilirim.

Microsoft Student Partner Continue reading →


15
Sep 10

Pembe Şekerler

pembe şekerler

koyu karanlığı gecenin
yıldızlar seçilirken
bir o baktı gök yüzüne
sonra uyuyakaldı
sessizce yanaklarından aktı
pembe şekerler

dalıp gittiği rüyalarda
ezgisi çaldı yalnızlığın
korkudan, soğuk duvarlardan
omzunda bir yüktü sevmek
sıcacık gözlerinden aktı
pembe şekerler

deniz görmemiş bir rüzgarla
uyanıverdi birden
anadolu’nun göbeğinde
gecenin ikinci yarısıydı
kucağında pembe şekerler
gülümserken yanakları
çilekten bir şarkıydı sesi
henüz başlamamış

ahmet alp balkan – 15.09.2010 23:40


14
Sep 10

API veya Platform Sunan Türk Web Servisleri

What do you want me to do?  LEAVE?  Then they'll keep being wrong!

xkcd: Duty Calls

API neden önemlidir, nasıl sunulmalıdır? mevzusuna daha önce değinmiştim. Ne yazık ki millet olarak biz Türklerin yarattığı web projelerinde API veya platform sunma alışkanlığı ne yazık ki yok. Bunun birkaç nedeni olabilir:

  • Gerçekten içeriğimiz yok. Sitelerimiz çok basit işler yapıyor ve elimizde ne kullanıcı verisi var, ne de kayda değer bir içerik sağlayabiliyoruz. (en yaygın sebep)
  • Korkuyoruz. Başkaları API’ımızı kullanarak bizim sitemizdeki verileri çalıp kendi çıkarı için kullanabilir ve bizim gücümüzden faydalanabilir. (büyük ihtimalle o kadar kıymetli bir veriniz yoktur ve emin olun iyi bir geliştirici sitenizden o veriyi isterse alır)
  • Tembeliz. Zaten sistem çalışıyor ve potansiyel kullanıcılarımızın %99′u siteyi kullanıyor, paramızı da kazanıyoruz, niye API yapalım ki? (Yukarıda linkini verdiğim sunumdan: Bugün twitter API, twitter’dan çok kullanılıyor!)
  • Cahiliz. Web girişimcilerinin yöneticileri veya bu konuda karar vermesi gereken kişi, yeni nesil web ve mashup kültüründen haberdar değil.
  • Masumuz. API nedir ve neden sunulmalıdır biliyoruz ama elimizdeki veriyi aslında kayda değer değil sanıyoruz.

İşte o cesur ve yüz akımız API & platform sunan web girişimlerimiz: Continue reading →


9
Sep 10

Bir Devin Omuzlarında: Google Instant

Bu aralar sıkça ölçeklenebilirlik üzerine yazılar okuyorum. Her zaman olduğu gibi tükenmeyen bir heyecanla ilgimi çekmeye devam ediyor. İtiraf etmek gerekirse bu tip mühendislik problemlerine oldum olası ilgi duymuş ve çözümlerini merak etmişimdir.

Bugün Google, lab‘dan aniden çıkmış bir arama ürününü duyurdu. (Google Search 2010 Instant Lansmanı-87 dk) Google Instant. Özetle siz arama kutusuna yazmaya başladıkça sayfanın kalanında gerçek arama sonuçları ve önerileri gelmeye başlıyor. Arama kutusunda gelen önerileri tab tuşu ile tamamlayabiliyorsunuz. Elbette son kullanıcı ve arka tarafta neler olduğu hakkında fikri olmayan biri için oldukça basit ama kullanışlı bir uygulama. Çünkü sıradan kullanıcı aramasının sonucunu en hızlı şekilde görebilecek ve tüm sayfanın yüklenmesini beklemeyecek olması kullanıcı deneyiminde belki de bir devrim. (Kullanıcı deneyimi demişken elbette işin içinde Marissa Mayer parmağı var.) Continue reading →


3
Sep 10

Turkcell Teknoloji’de Staj: 9.Hafta – Bir Maceranın Sonu

TTech’in Bahçesinde Hep Beraber

Son dediysem aslında kötü bir bitiş değil bu. :) Dolu dolu geçirdiğim iki aylık hoş bir maceranın sonuna geldim. Sayısız değerli insanla tanıştığım, sayısız şey öğrendiğim, bir gününde bile sıkılmadığım ilk zorunlu stajım bugün sona erdi. Stajda şirket için çok büyük bir şey bırakamasam da harcadığım bütün zamanda mutlaka kendime bir şeyler kattım ve bulduğum önemli noktaları insanlarla paylaşmaya özen gösterdim.

Elbette okulun stajı zorunlu kılmasının sebebi öğrencinin piyasayı görüp yönelimlerini belirlemesi. Fakat ben bu stajda içinde bulunduğum Incubation (kuluçka) grubunda staj öncesi yönelimlerimi neredeyse hiç değiştirme düşüncesine kapılmadım. Aklımdaki yönelim incubation-startup kültürüyle birebir örtüştüğü için gelecekte yapacağım işi de daha iyi şekillendirmiş oldum. Yine de aklımda kalan soru işaretlerinden biri benim için startup‘ların mı yoksa kurumsal oluşumlarda çalışmanın mı daha avantajlı olacağı. Bunu da zaman gösterecek. :)   Continue reading →